Sibel ATAM

 

Bostancı Mehmet Karamancı İlkokulu’ndan sonra ortaokul ve lise eğitimimi Özel Kadıköy Kız Koleji’nde tamamladım, hepsi birbirinden değerli öğretmenlerim sayesinde İngilizce bilgimin temelleri de atılmış oldu. Sonrasında All Saints American University’nin Marketing bölümünden mezun oldum.

Sırasıyla Pamukbank, Doğuş Otomotiv, Oxford Yayıncılık ve Eczacıbaşı-Lincoln Electric Kaynak Tekniği San. ve Tic. A.Ş.’de uluslararası ilişkileri de yürüttüğüm genel müdür yardımcılığıyla parlak bir kariyer geçmişine sahip oldum.

Bu süre zarfında gerek eğitimlerle, gerek “İş İngilizcesi” alanında özel derslerle İngilizce’mi daha farklı düzeyde ilerletme şansı buldum. Oxford Yayıncılık’da yabancı dilde eğitim seminerleri veriyor; Eczacıbaşı Kaynak Tekniği’nde (Askaynak) Yönetim Kurulu toplantılarında Amerikan ortaklarımız için simültane çeviri yapıyor, uluslararası ilişkileri yürütüyordum. Bir dönem Türkçe’den çok İngilizce konuştuğumu bile söyleyebilirim. Bu stresli iş yaşamında bulduğum her fırsatta biraz rahatlamak için kitap okurdum. Ama özellikle İngilizce, yani orijinal dilinde okumaya özen gösterirdim. İşte bu beni edebiyat bölümünden mezun olduğum lise günlerimden sonra bu alanda geliştiren en önemli unsur oldu. Profesyonel iş hayatına ara verdiğim bir dönem teknik çeviriler yaparak çalışmaya devam ettim. Sonrasında iş hayatında İngilizce’mi kullanamadığım bir sekiz yıl geçti ancak yabancı dilimi kaybetmemek için İngilizce kitap okumayı hiçbir zaman ihmal etmedim.

Ve bir gün, sevgili eşimin de yoğun ısrarlarıyla artık sadece kitap çevirmeni olarak serbest çalışmaya karar verdim. Uzun yıllar boyunca çeviri ile bir şekilde haşır neşir olmama rağmen kitap çevirmenliğinin çok farklı olduğunu düşündüğümden, yapamayacağımdan korkuyordum. Daha ben kendime güvenmiyorken, o bana inandı. Kendimden çok, onun ileri görüşlülüğüne güvenerek en azından bir denemek istedim. Çünkü ne zaman çevrilmiş bir kitap okusam sürekli hatalar buluyor, orijinalini gözümde canlandırmaya çalışıyor ve “Ben olsam bunu şöyle çevirirdim,” deyip sinirleniyordum. Dolayısıyla çok sevdiğim yazarların çevrilmiş kitaplarını okumak benim için bir mücadeleye dönüşüyor, sonunda sinirlenip bırakıyor ve orijinalini edinmeye çalışıyordum. Bu yüzden aslında uzun zamandır benim de gönlümde yatan, kitap çevirmenliği, hatta yazarlıktı. İlk kitap çevirimle birlikte, gerçekten yapabileceğimi anladım. Eşim haklı çıktı. Ayrıca başardığımı görmek beni bu yolda cesaretlendirmişti de.

Harlequin Yayınları’yla başlayan bu yolculuğun ilk yılında 10 kitap çevirdikten sonra sadece aşk romanlarıyla kısıtlanmak beni tatmin etmedi, farklı türden kitaplar ve edebi eserler de çevirmem gerektiğini düşündüm. Takipçisi olduğum ve sevdiğim Martı Yayınları ile 2016’nın Ocak ayında başlayan işbirliğimiz o günden beri güzel bir uyum içerisinde devam ediyor. Yanı sıra 2018 yılında klasik eserlerin çevirisi konusunda da Ren Kitap’la çalışmaya başladım. Aynı zamanda Tureng.com‘un Sözlük Veritabanı Geliştirme Projesi’nde yer alıyorum.

Belirli günler ve haftalar ya da beni etkileyen herhangi bir konu hakkında yazdığım makaleler bazı yerel gazeteler tarafından basılıyor. Kendi kitaplarımı yazma isteğimin yıllar içinde yoğurduğu, mayaladığı, şekillendirdiği ve en nihayet ortaya çıkardığı; taslağı ve kurgusu tamamlanmış bazı projelerimi de artık kaleme almaya başladığımı söyleyebilirim.